08.Gün

BÖLÜM 36

Mez.36: 1 Günah fısıldar kötü insana, Yüreğinin dibinden: Tanrı korkusu yoktur onda.

Mez.36: 2 Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.

Mez.36: 3 Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.

Mez.36: 4 Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.

Mez.36: 5 Ya RAB, sevgin göklere, Sadakatin gökyüzüne erişir.

Mez.36: 6 Doğruluğun ulu dağlara benzer, Adaletin uçsuz bucaksız enginlere. İnsanı da, hayvanı da koruyan sensin, ya RAB.

Mez.36: 7 Sevgin ne değerli, ey Tanrı! Kanatlarının gölgesine sığınır insanoğlu.

Mez.36: 8 Evindeki bolluğa doyarlar, Zevklerinin ırmağından içirirsin onlara.

Mez.36: 9 Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.

Mez.36: 10 Sürekli göster Seni tanıyanlara sevgini, Yüreği temiz olanlara doğruluğunu.

Mez.36: 11 Gururlunun ayağı bana varmasın, Kötülerin eli beni kovmasın.

Mez.36: 12 Kötülük yapanlar oracıkta düştüler, Yıkıldılar, kalkamazlar artık.
BÖLÜM 37

Mez.37: 1 Kötülük edenlere kızıp üzülme, Suç işleyenlere özenme!

Mez.37: 2 Çünkü onlar ot gibi hemen solacak, Yeşil bitki gibi kuruyup gidecek.

Mez.37: 3 Sen RAB'be güven, iyilik yap, Ülkede otur, sadakatle çalış.

Mez.37: 4 RAB'den zevk al, O senin içindeki istekleri yerine getirecektir.

Mez.37: 5 Her şeyi RAB'be bırak, O'na güven, O gerekeni yapar.

Mez.37: 6 O senin doğruluğunu ışık gibi, Hakkını öğle güneşi gibi Aydınlığa çıkarır.

Mez.37: 7 RAB'bin önünde sakin dur, sabırla bekle; Kızıp üzülme işi yolunda olanlara, Kötü amaçlarına kavuşanlara.

Mez.37: 8 Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.

Mez.37: 9 Çünkü kötülerin kökü kazınacak, Ama RAB'be umut bağlayanlar ülkeyi miras alacak.

Mez.37: 10 Yakında kötünün sonu gelecek, Yerini arasan da bulunmayacak.

Mez.37: 11 Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, Derin bir huzurun zevkini tadacak.

Mez.37: 12 Kötü insan doğru insana düzen kurar, Diş gıcırdatır.

Mez.37: 13 Ama Rab kötüye güler, Çünkü bilir onun sonunun geldiğini.

Mez.37: 14 Kılıç çekti kötüler, yaylarını gerdi, Mazlumu, yoksulu yıkmak, Doğru yolda olanları öldürmek için.

Mez.37: 15 Ama kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, Yayları kırılacak.

Mez.37: 16 Doğrunun azıcık varlığı, Pek çok kötünün servetinden iyidir.

Mez.37: 17 Çünkü kötülerin gücü kırılacak, Ama doğrulara RAB destek olacak.

Mez.37: 18 RAB yetkinlerin her gününü gözetir, Onların mirası sonsuza dek sürecek.

Mez.37: 19 Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.

Mez.37: 20 Ama kötüler yıkıma uğrayacak; RAB'bin düşmanları kır çiçekleri gibi kuruyup gidecek, Duman gibi dağılıp yok olacak.

Mez.37: 21 Kötüler ödünç alır, geri vermez; Doğrularsa cömertçe verir.

Mez.37: 22 RAB'bin kutsadığı insanlar ülkeyi miras alacak, Lanetlediği insanların kökü kazınacak.

Mez.37: 23 RAB insana sağlam adım attırır, İnsanın yolundan hoşnut olursa.

Mez.37: 24 Düşse bile yıkılmaz insan, Çünkü elinden tutan RAB'dir.

Mez.37: 25 Gençtim, ömrüm tükendi, Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, Soyunun ekmek dilendiğini.

Mez.37: 26 O hep cömertçe ödünç verir, Soyu kutsanır.

Mez.37: 27 Kötülükten kaç, iyilik yap; Sonsuz yaşama kavuşursun.

Mez.37: 28 Çünkü RAB doğruyu sever, Sadık kullarını terk etmez. Onlar sonsuza dek korunacak, Kötülerinse kökü kazınacak.

Mez.37: 29 Doğrular ülkeyi miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.

Mez.37: 30 Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.

Mez.37: 31 Tanrısı'nın yasası yüreğindedir, Ayakları kaymaz.

Mez.37: 32 Kötü, doğruya pusu kurar, Onu öldürmeye çalışır.

Mez.37: 33 Ama RAB onu kötünün eline düşürmez, Yargılanırken mahkûm etmez.

Mez.37: 34 RAB'be umut bağla, O'nun yolunu tut, Ülkeyi miras almak üzere seni yükseltecektir. Kötülerin kökünün kazındığını göreceksin.

Mez.37: 35 Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;

Mez.37: 36 Geçip gitti, yok oldu, Aradım, bulunmaz oldu.

Mez.37: 37 Yetkin adamı gözle, doğru adama bak, Çünkü yarınlar barışseverindir.

Mez.37: 38 Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, Kötülerin kökü kazınacak.

Mez.37: 39 Doğruların kurtuluşu RAB'den gelir, Sıkıntılı günde onlara kale olur.

Mez.37: 40 RAB onlara yardım eder, kurtarır onları, Kötülerin elinden alıp özgür kılar, Çünkü kendisine sığınırlar.


BÖLÜM 38

Mez.38: 1 Ya RAB, öfkelenip azarlama beni, Gazapla yola getirme!

Mez.38: 2 Okların içime saplandı, Elin üzerime indi.

Mez.38: 3 Öfken yüzünden sağlığım bozuldu, Günahım yüzünden rahatım kaçtı.

Mez.38: 4 Çünkü suçlarım başımdan aştı, Taşınmaz bir yük gibi sırtımda ağırlaştı.

Mez.38: 5 Akılsızlığım yüzünden Yaralarım iğrenç, irinli.

Mez.38: 6 Eğildim, iki büklüm oldum, Gün boyu yaslı dolaşıyorum.

Mez.38: 7 Çünkü belim ateş içinde, Sağlığım bozuk.

Mez.38: 8 Tükendim, ezildim alabildiğine, İnliyorum yüreğimin acısından.

Mez.38: 9 Ya Rab, bütün özlemlerimi bilirsin, İniltilerim senden gizli değil.

Mez.38: 10 Yüreğim çarpıyor, gücüm tükeniyor, Gözlerimin feri bile söndü.

Mez.38: 11 Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.

Mez.38: 12 Canıma susayanlar bana tuzak kuruyor, Zararımı isteyenler kuyumu kazıyor, Gün boyu hileler düşünüyorlar.

Mez.38: 13 Ama ben bir sağır gibi duymuyorum, Bir dilsiz gibi ağzımı açmıyorum;

Mez.38: 14 Duymaz, Ağzında yanıt bulunmaz bir adama döndüm.

Mez.38: 15 Umudum sende, ya RAB, Sen yanıtlayacaksın, ya Rab, Tanrım benim!

Mez.38: 16 Çünkü dua ediyorum: "Halime sevinmesinler, Ayağım kayınca böbürlenmesinler!"

Mez.38: 17 Düşmek üzereyim, Acım hep içimde.

Mez.38: 18 Suçumu itiraf ediyorum, Günahım yüzünden kaygılanıyorum.

Mez.38: 19 Ama düşmanlarım güçlü ve dinç, Yok yere benden nefret edenler çok.

Mez.38: 20 İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.

Mez.38: 21 Beni terk etme, ya RAB! Ey Tanrım, benden uzak durma!

Mez.38: 22 Yardımıma koş, Ya Rab, kurtuluşum benim!

BÖLÜM 39

Mez.39: 1 Karar verdim: "Adımlarıma dikkat edeceğim, Dilimi günahtan sakınacağım; Karşımda kötü biri oldukça, Ağzıma gem vuracağım."

Mez.39: 2 Dilimi tutup sustum, Hep kaçındım konuşmaktan, yararı olsa bile. Acım alevlendi,

Mez.39: 3 Yüreğim tutuştu içimde, Ateş aldı derin derin düşünürken, Şu sözler döküldü dilimden:

Mez.39: 4 "Bildir bana, ya RAB, sonumu, Sayılı günlerimi; Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!

Mez.39: 5 Yalnız bir karış ömür verdin bana, Hiç kalır hayatım senin önünde. Her insan bir soluktur sadece, En güçlü çağında bile. *

Mez.39: 6 "Bir gölge gibi dolaşır insan, Boş yere çırpınır, Mal biriktirir, kime kalacağını bilmeden.

Mez.39: 7 "Ne bekleyebilirim şimdi, ya Rab? Umudum sende.

Mez.39: 8 Kurtar beni bütün isyanlarımdan, Aptalların hakaretine izin verme.

Mez.39: 9 Sustum, açmayacağım ağzımı; Çünkü sensin bunu yapan.

Mez.39: 10 Uzaklaştır üzerimden yumruklarını, Tokadının altında mahvoldum.

Mez.39: 11 Sen insanı suçundan ötürü Azarlayarak yola getirirsin, Güve gibi tüketirsin sevdiği şeyleri. Her insan bir soluktur sadece. 

Mez.39: 12 "Duamı işit, ya RAB, Kulak ver yakarışıma, Gözyaşlarıma kayıtsız kalma! Çünkü ben bir garibim senin yanında, Bir yabancı, atalarım gibi.

Mez.39: 13 Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!"

BÖLÜM 40

Mez.40: 1 RAB'bi sabırla bekledim; Bana yönelip yakarışımı duydu.

Mez.40: 2 Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.

Mez.40: 3 Ağzıma yeni bir ezgi, Tanrımız'a bir övgü ilahisi koydu. Çokları görüp korkacak Ve RAB'be güvenecekler.

Mez.40: 4 Ne mutlu RAB'be güvenen insana, Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.

Mez.40: 5 Ya RAB, Tanrım, Harikaların, düşüncelerin ne çoktur bizim için; Sana eş koşulmaz! Duyurmak, anlatmak istesem yaptıklarını, Saymakla bitmez.

Mez.40: 6 Kurbandan, sunudan hoşnut olmadın, Ama kulaklarımı açtın. Yakmalık sunu*, günah sunusu* da istemedin.

Mez.40: 7-8 O zaman şöyle dedim: "İşte geldim; Kutsal Yazı tomarında benim için yazılmıştır. Ey Tanrım, senin isteğini yapmaktan zevk alırım ben, Yasan yüreğimin derinliğindedir."

Mez.40: 9 Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini, Sözümü esirgemem, Ya RAB, bildiğin gibi!

Mez.40: 10 Zaferini içimde gizlemem, Bağlılığını ve kurtarışını duyururum, Sevgini, sadakatini saklamam büyük topluluktan.

Mez.40: 11 Ya RAB, esirgeme sevecenliğini benden! Sevgin, sadakatin hep korusun beni!

Mez.40: 12 Sayısız belalar çevremi sardı, Suçlarım bana yetişti, önümü göremiyorum; Başımdaki saçlardan daha çoklar, Çaresiz kaldım.

Mez.40: 13 Ne olur, ya RAB, kurtar beni! Yardımıma koş, ya RAB!

Mez.40: 14 Utansın canımı almaya çalışanlar, Yüzleri kızarsın! Geri dönsün zararımı isteyenler, Rezil olsunlar!

Mez.40: 15 Bana, "Oh! Oh!" çekenler Dehşete düşsün utançlarından!

Mez.40: 16 Sende neşe ve sevinç bulsun Bütün sana yönelenler! "RAB yücedir!" desin hep Senin kurtarışını özleyenler!

Mez.40: 17 Bense mazlum ve yoksulum, Düşün beni, ya Rab. Yardımcım ve kurtarıcım sensin, Geç kalma, ey Tanrım!








Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s