21.Gün

BÖLÜM 101

Mez.101: 1 Sevgini ve adaletini ezgilerle anacağım, Seni ilahilerle öveceğim, ya RAB.

Mez.101: 2 Dürüst davranmaya özen göstereceğim, Ne zaman geleceksin bana? Temiz bir yaşam süreceğim evimde,

Mez.101: 3 Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim. Tiksinirim döneklerin işinden, Etkilemez beni.

Mez.101: 4 Uzak olsun benden sapıklık, Tanımak istemem kötülüğü.

Mez.101: 5 Yok ederim dostunu gizlice çekiştireni, Katlanamam tepeden bakan, gururlu insana.

Mez.101: 6 Gözüm ülkenin sadık insanları üzerinde olacak, Yanımda oturmalarını isterim; Bana dürüst yaşayan kişi hizmet edecek.

Mez.101: 7 Dolap çeviren evimde oturmayacak, Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.

Mez.101: 8 Her sabah ülkedeki kötüleri yok ederek Bütün haksızları RAB’bin kentinden söküp atacağım.

BÖLÜM 102

Mez.102: 1 Ya RAB, duamı işit, Yakarışım sana erişsin.

Mez.102: 2 Sıkıntılı günümde yüzünü benden gizleme, Kulak ver sesime, Seslenince yanıt ver bana hemen.

Mez.102: 3 Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, Kemiklerim ateş gibi yanıyor.

Mez.102: 4 Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, Ekmek yemeyi bile unuttum.

Mez.102: 5 Bir deri bir kemiğe döndüm Acı acı inlemekten.

Mez.102: 6 Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.

Mez.102: 7 Gözüme uyku girmiyor, Damda yalnız kalmış bir kuş gibiyim.

Mez.102: 8 Düşmanlarım bütün gün bana hakaret ediyor, Bana dil uzatanlar adımı lanet için kullanıyor.

Mez.102: 9-10 Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.

Mez.102: 11 Günlerim akşam uzayan gölge gibi yitmekte, Ot gibi sararmaktayım.

Mez.102: 12 Ama sen, sonsuza dek tahtında oturursun, ya RAB, Ünün kuşaklar boyu sürer.

Mez.102: 13 Kalkıp Siyon’a sevecenlik göstereceksin, Çünkü onu kayırmanın zamanıdır, beklenen zaman geldi.

Mez.102: 14 Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.

Mez.102: 15 Uluslar RAB’bin adından, Yeryüzü kralları görkeminden korkacak.

Mez.102: 16 Çünkü RAB Siyon’u yeniden kuracak, Görkem içinde görünecek.

Mez.102: 17 Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.

Mez.102: 18 Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RAB’be övgüler sunsun.

Mez.102: 19 RAB yücelerdeki kutsal katından aşağı baktı, Göklerden yeryüzünü gözetledi,

Mez.102: 20 Tutsakların iniltisini duymak, Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.

Mez.102: 21-22 Böylece halklar ve krallıklar RAB’be tapınmak için toplanınca, O’nun adı Siyon’da, Övgüsü Yeruşalim’de duyurulacak.

Mez.102: 23 RAB gücümü kırdı yaşam yolunda, Ömrümü kısalttı.

Mez.102: 24 “Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!” dedim. “Senin yılların kuşaklar boyu sürer!

Mez.102: 25 “Çok önceden attın dünyanın temellerini, Gökler de senin ellerinin yapıtıdır.

Mez.102: 26 Onlar yok olacak, ama sen kalıcısın. Hepsi bir giysi gibi eskiyecek. Onları bir kaftan gibi değiştireceksin, Geçip gidecekler.

Mez.102: 27 Ama sen hep aynısın, Yılların tükenmeyecek.

Mez.102: 28 Gözetiminde yaşayacak kullarının çocukları, Senin önünde duracak soyları.”

BÖLÜM 103

Mez.103: 1 RAB’be övgüler sun, ey gönlüm! O’nun kutsal adına övgüler sun, ey bütün varlığım!

Mez.103: 2 RAB’be övgüler sun, ey canım! İyiliklerinin hiçbirini unutma!

Mez.103: 3 Bütün suçlarını bağışlayan, Bütün hastalıklarını iyileştiren,

Mez.103: 4 Canını ölüm çukurundan kurtaran, Sana sevgi ve sevecenlik tacı giydiren,

Mez.103: 5 Yaşam boyu seni iyiliklerle doyuran O’dur, Bu nedenle gençliğin kartalınki gibi tazelenir.

Mez.103: 6 RAB bütün düşkünlere Hak ve adalet sağlar.

Mez.103: 7 Kendi yöntemlerini Musa’ya, İşlerini İsrailliler’e açıkladı.

Mez.103: 8 RAB sevecen ve lütfedendir, Tez öfkelenmez, sevgisi engindir.

Mez.103: 9 Sürekli suçlamaz, Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.

Mez.103: 10 Bize günahlarımıza göre davranmaz, Suçlarımızın karşılığını vermez.

Mez.103: 11 Çünkü gökler yeryüzünden ne kadar yüksekse, Kendisinden korkanlara karşı sevgisi de o kadar büyüktür.

Mez.103: 12 Doğu batıdan ne kadar uzaksa, O kadar uzaklaştırdı bizden isyanlarımızı.

Mez.103: 13 Bir baba çocuklarına nasıl sevecen davranırsa, RAB de kendisinden korkanlara öyle sevecen davranır.

Mez.103: 14 Çünkü mayamızı bilir, Toprak olduğumuzu anımsar.

Mez.103: 15 İnsana gelince, ota benzer ömrü, Kır çiçeği gibi serpilir;

Mez.103: 16 Rüzgar üzerine esince yok olur gider, Bulunduğu yer onu tanımaz.

Mez.103: 17-18 Ama RAB kendisinden korkanları sonsuza dek sever, Antlaşmasına uyan Ve buyruklarına uymayı anımsayan soylarına adil davranır.

Mez.103: 19 RAB tahtını göklere kurmuştur, O’nun egemenliği her yeri kapsar.

Mez.103: 20 RAB’be övgüler sunun, ey sizler, O’nun melekleri, O’nun sözünü dinleyen, Söylediklerini yerine getiren güç sahipleri!

Mez.103: 21 RAB’be övgüler sunun, ey sizler, O’nun bütün göksel orduları, İsteğini yerine getiren kulları!

Mez.103: 22 RAB’be övgüler sunun, Ey O’nun egemen olduğu yerlerdeki bütün yaratıklar! RAB’be övgüler sun, ey gönlüm!

BÖLÜM 104

Mez.104: 1 RAB’be övgüler sun, ey gönlüm! Ya RAB Tanrım, ne ulusun! Görkem ve yücelik kuşanmışsın,

Mez.104: 2 Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,

Mez.104: 3 Evini yukarıdaki sular üzerine kuran, Bulutları kendine savaş arabası yapan, Rüzgarın kanatları üzerinde gezen,

Mez.104: 4 Rüzgarları kendine haberci, Yıldırımları hizmetkâr eden sensin*fs*.D Not 104:4 “Rüzgarları kendine haberci, yıldırımları hizmetkâr eden sensin” ya da “Meleklerini rüzgarlar, hizmetkârlarını ateş alevleri yapan sensin”.

Mez.104: 5 Yeryüzünü temeller üzerine kurdun, Asla sarsılmasın diye.

Mez.104: 6 Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.

Mez.104: 7 Sen kükreyince sular kaçtı, Göğü gürletince hemen çekildi.

Mez.104: 8 Dağları aşıp derelere aktı, Onlar için belirlediğin yerlere doğru.

Mez.104: 9 Bir sınır koydun önlerine, Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.

Mez.104: 10 Vadilerde fışkırttığın pınarlar, Dağların arasından akar.

Mez.104: 11 Bütün kır hayvanlarını suvarır, Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.

Mez.104: 12 Kuşlar yanlarında yuva kurar, Dalların arasında ötüşürler.

Mez.104: 13 Gökteki evinden dağları sularsın, Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.

Mez.104: 14 Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,

Mez.104: 15 Yüreklerini sevindiren şarabı, Yüzlerini güldüren zeytinyağını, Güçlerini arttıran ekmeği hep sen verirsin.

Mez.104: 16 RAB’bin ağaçları, Kendi diktiği Lübnan sedirleri suya doyar.

Mez.104: 17 Kuşlar orada yuva yapar, Leyleğin evi ise çamlardadır.

Mez.104: 18 Yüksek dağlar dağ keçilerinin uğrağı, Kayalar kaya tavşanlarının* sığınağıdır.

Mez.104: 19 Mevsimleri göstersin diye ayı, Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.

Mez.104: 20 Karartırsın ortalığı, gece olur, Başlar kıpırdamaya orman hayvanları.

Mez.104: 21 Genç aslan av peşinde kükrer, Tanrı’dan yiyecek ister.

Mez.104: 22 Güneş doğunca İnlerine çekilir, yatarlar.

Mez.104: 23 İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.

Mez.104: 24 Ya RAB, ne çok eserin var! Hepsini bilgece yaptın; Yeryüzü yarattıklarınla dolu.

Mez.104: 25 İşte uçsuz bucaksız denizler, İçinde kaynaşan sayısız canlılar, Büyük küçük yaratıklar.

Mez.104: 26 Orada gemiler dolaşır, İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan* da orada.

Mez.104: 27 Hepsi seni bekliyor, Yiyeceklerini zamanında veresin diye.

Mez.104: 28 Sen verince onlar toplar, Sen elini açınca onlar iyiliğe doyar.

Mez.104: 29 Yüzünü gizleyince dehşete kapılırlar, Soluklarını kesince ölüp toprak olurlar.

Mez.104: 30 Ruhun’u gönderince var olurlar, Yeryüzüne yeni yaşam verirsin.

Mez.104: 31 RAB’bin görkemi sonsuza dek sürsün! Sevinsin RAB yaptıklarıyla!

Mez.104: 32 O bakınca yeryüzü titrer, O dokununca dağlar tüter.

Mez.104: 33 Ömrümce RAB’be ezgiler söyleyecek, Var oldukça Tanrım’ı ilahilerle öveceğim.

Mez.104: 34 Düşüncem ona hoş görünsün, Sevincim RAB olsun!

Mez.104: 35 Tükensin dünyadaki günahlılar, Yok olsun artık kötüler! RAB’be övgüler sun, ey gönlüm! RAB’be övgüler sunun!

BÖLÜM 105

Mez.105: 1 RAB’be şükredin, O’na yakarın, Halklara duyurun yaptıklarını!

Mez.105: 2 O’nu ezgilerle, ilahilerle övün, Bütün harikalarını anlatın!

Mez.105: 3 Kutsal adıyla övünün, Sevinsin RAB’be yönelenler!

Mez.105: 4 RAB’be ve O’nun gücüne bakın, Durmadan O’nun yüzünü arayın!

Mez.105: 5-6 Ey sizler, kulu İbrahim’in soyu, Seçtiği Yakupoğulları, O’nun yaptığı harikaları, Olağanüstü işlerini Ve ağzından çıkan yargıları anımsayın!

Mez.105: 7 Tanrımız RAB O’dur, Yargıları bütün yeryüzünü kapsar.

Mez.105: 8-9 O antlaşmasını, Bin kuşak için verdiği sözü, İbrahim’le yaptığı antlaşmayı, İshak için içtiği andı sonsuza dek anımsar.

Mez.105: 10-11 “Hakkınıza düşen mülk olarak Kenan ülkesini size vereceğim” diyerek, Bunu Yakup için bir kural, İsrail’le sonsuza dek geçerli bir antlaşma yaptı.

Mez.105: 12 O zaman bir avuç insandılar, Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.

Mez.105: 13 Bir ulustan öbürüne, Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.

Mez.105: 14 RAB kimsenin onları ezmesine izin vermedi, Onlar için kralları bile payladı:

Mez.105: 15 “Meshettiklerime* dokunmayın, Peygamberlerime kötülük etmeyin!” dedi.

Mez.105: 16 Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti.

Mez.105: 17 Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuf’tu bu.

Mez.105: 18 Zincir vurup incittiler ayaklarını, Demir halka geçirdiler boynuna,

Mez.105: 19 Söyledikleri gerçekleşinceye dek, RAB’bin sözü onu sınadı.

Mez.105: 20 Kral adam gönderip Yusuf’u salıverdi, Halklara egemen olan onu özgür kıldı.

Mez.105: 21 Onu kendi sarayının efendisi, Bütün varlığının sorumlusu yaptı;

Mez.105: 22 Önderlerini istediği gibi eğitsin, İleri gelenlerine akıl versin diye.

Mez.105: 23 O zaman İsrail Mısır’a gitti, Yakup Ham ülkesine yerleşti.

Mez.105: 24 RAB halkını alabildiğine çoğalttı, Düşmanlarından sayıca arttırdı onları.

Mez.105: 25 Sonunda tutumunu değiştirdi düşmanlarının: Halkından tiksindiler, Kullarına kurnazca davrandılar.

Mez.105: 26 Kulu Musa’yı, Seçtiği Harun’u gönderdi aralarına.

Mez.105: 27 Onlar gösterdiler RAB’bin belirtilerini, Ham ülkesinde şaşılası işlerini.

Mez.105: 28 Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB, Çünkü Mısırlılar O’nun sözlerine karşı gelmişti.

Mez.105: 29 Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.

Mez.105: 30 Ülkede kurbağalar kaynaştı Krallarının odalarına kadar.

Mez.105: 31 RAB buyurunca sinek sürüleri, Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.

Mez.105: 32 Dolu yağdırdı yağmur yerine, Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.

Mez.105: 33 Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu, Parçaladı ülkenin ağaçlarını.

Mez.105: 34 O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.

Mez.105: 35 Ülkenin bütün bitkilerini yediler, Toprağın ürününü yiyip bitirdiler.

Mez.105: 36 RAB ülkede ilk doğanların hepsini, İlk çocuklarını öldürdü.

Mez.105: 37 İsrailliler’i ülkeden altın ve gümüşle çıkardı, Oymaklarından tek kişi bile tökezlemedi.

Mez.105: 38 Onlar gidince Mısır sevindi, Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısır’ın üzerine.

Mez.105: 39 RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine, Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.

Mez.105: 40 İstediler, bıldırcın gönderdi, Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.

Mez.105: 41 Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.

Mez.105: 42 Çünkü kutsal sözünü, Kulu İbrahim’e verdiği sözü anımsadı.

Mez.105: 43 Halkını sevinç içinde, Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.

Mez.105: 44 Ulusların topraklarını verdi onlara. Halkların emeğini miras aldılar;

Mez.105: 45 Kurallarını yerine getirsinler, Yasalarına uysunlar diye. RAB’be övgüler sunun!

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s