10.Gün

BÖLÜM 46

Mez.46: 1 Tanrı sığınağımız ve gücümüzdür, Sıkıntıda hep yardıma hazırdır.D Not “Tiz sesliler”: İbranice “Alamot”, anlamı tam olarakbilinmeyen bir müzik terimi.

Mez.46: 2 Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,

Mez.46: 3 Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse bile. *

Mez.46: 4 Bir ırmak var ki, suları sevinç getirir Tanrı kentine, Yüceler Yücesi’nin kutsal konutuna.

Mez.46: 5 Tanrı onun ortasındadır, Sarsılmaz o kent. Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.

Mez.46: 6 Uluslar kükrüyor, krallıklar sarsılıyor, Tanrı gürleyince yeryüzü eriyip gidiyor.

Mez.46: 7 Her Şeye Egemen RAB bizimledir, Yakup’un Tanrısı kalemizdir.

Mez.46: 8 Gelin, görün RAB’bin yaptıklarını, Yeryüzüne getirdiği yıkımları.

Mez.46: 9 Savaşları durdurur yeryüzünün dört bucağında, Yayları kırar, mızrakları parçalar, Kalkanları*fr* yakar.D Not 46:9 “Kalkanları” ya da “Savaş arabalarını”.

Mez.46: 10 “Sakin olun, bilin ki, Tanrı benim! Uluslar arasında yüceleceğim, Yeryüzünde yüceleceğim!”

Mez.46: 11 Her Şeye Egemen RAB bizimledir, Yakup’un Tanrısı kalemizdir.

BÖLÜM 47

Mez.47: 1 Ey bütün uluslar, el çırpın! Sevinç çığlıkları atın Tanrı’nın onuruna!

Mez.47: 2 Ne müthiştir yüce RAB, Bütün dünyanın ulu Kralı.

Mez.47: 3 Halkları altımıza, Ulusları ayaklarımızın dibine serer.

Mez.47: 4 Sevdiği Yakup’un gururu olan mirasımızı O seçti bizim için. *

Mez.47: 5 RAB Tanrı sevinç çığlıkları, Boru sesleri arasında yükseldi.

Mez.47: 6 Ezgiler sunun Tanrı’ya, ezgiler; Ezgiler sunun Kralımız’a, ezgiler!

Mez.47: 7 Çünkü Tanrı bütün dünyanın kralıdır, Maskil*fs* sunun!D Not 47:7 “Maskil”: Anlamı tam olarak bilinmeyen bir müzik veyaedebiyat terimi. “Didaktik şiir” anlamına gelebilir.

Mez.47: 8 Tanrı kutsal tahtına oturmuş, Krallık eder uluslara.

Mez.47: 9 Ulusların önderleri İbrahim’in Tanrısı’nın halkıyla bir araya gelmiş; Çünkü Tanrı’ya aittir yeryüzü kralları. O çok yücedir.

BÖLÜM 48

Mez.48: 1 RAB büyüktür ve yalnız O övülmeye değer Tanrımız’ın kentinde, kutsal dağında.

Mez.48: 2 Yükselir zarafetle, Bütün yeryüzünün sevinci Siyon Dağı, Safon’un*fş* doruğu, ulu Kral’ın kenti.D Not 48:2 “Safon”: İlah Baal’ın oturduğu sanılan bir dağ.

Mez.48: 3 Tanrı onun kalelerinde Sağlam kule olarak gösterdi kendini.

Mez.48: 4 Krallar toplandı, Birlikte Siyon’un üzerine yürüdüler.

Mez.48: 5 Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.

Mez.48: 6 Doğum sancısı tutan kadın gibi, Bir titreme aldı onları orada.

Mez.48: 7 Doğu rüzgarının parçaladığı ticaret gemileri gibi Yok ettin onları.

Mez.48: 8 Her Şeye Egemen RAB’bin kentinde, Tanrımız’ın kentinde, Nasıl duyduksa, öyle gördük. Tanrı onu sonsuza dek güvenlik içinde tutacak. *

Mez.48: 9 Ey Tanrı, tapınağında, Ne kadar vefalı olduğunu düşünüyoruz.

Mez.48: 10 Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.

Mez.48: 11 Sevinsin Siyon Dağı, Coşsun Yahuda beldeleri Senin yargılarınla!

Mez.48: 12 Siyon’un çevresini gezip dolanın, Kulelerini sayın,

Mez.48: 13 Surlarına dikkatle bakın, Kalelerini yoklayın ki, Gelecek kuşağa anlatasınız:

Mez.48: 14 Bu Tanrı sonsuza dek bizim Tanrımız olacak, Bize hep yol gösterecektir.

BÖLÜM 49

Mez.49: 1 Ey bütün halklar, dinleyin! Kulak verin hepiniz, ey dünyada yaşayanlar,

Mez.49: 2 Halk çocukları, bey çocukları, Zenginler, yoksullar!

Mez.49: 3 Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,

Mez.49: 4 Kulak vereceğim özdeyişlere, Lirle yorumlayacağım bilmecemi.

Mez.49: 5 Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?

Mez.49: 6 Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.

Mez.49: 7 Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrı’ya fidye veremez.

Mez.49: 8 Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.

Mez.49: 9 Böyle olmasa, Sonsuza dek yaşar insan, Mezar yüzü görmez.

Mez.49: 10 Kuşkusuz herkes biliyor bilgelerin öldüğünü, Aptallarla budalaların yok olduğunu. Mallarını başkalarına bırakıyorlar.

Mez.49: 11 Mezarları, sonsuza dek evleri, Kuşaklar boyu konutları olacak*ft*, Topraklarına kendi adlarını verseler bile.D Not 49:11 Septuaginta, Targum, Süryanice “Mezarları, sonsuza dek evleri, kuşaklar boyu konutları olacak”, Masoretik metin “‘Evlerimiz sonsuza dek kalacak diye düşünüyorlar”.

Mez.49: 12 Bütün gösterişine karşın geçicidir insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.

Mez.49: 13 Budalaların yolu, Onların sözünü onaylayanların sonu budur. *

Mez.49: 14 Sürü gibi ölüler diyarına sürülecekler, Ölüm güdecek onları. Tan ağarınca doğrular onlara egemen olacak, Cesetleri çürüyecek, Ölüler diyarı onlara konut olacak.

Mez.49: 15 Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak.

Mez.49: 16 Korkma biri zenginleşirse, Evinin görkemi artarsa.

Mez.49: 17 Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.

Mez.49: 18 Yaşarken kendini mutlu saysa bile, Başarılı olunca övülse bile.

Mez.49: 19 Atalarının kuşağına katılacak, Onlar ki asla ışık yüzü görmeyecekler.

Mez.49: 20 Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.

BÖLÜM 50

Mez.50: 1 Güçlü olan Tanrı, RAB konuşuyor; Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar Yeryüzünün tümüne sesleniyor.

Mez.50: 2 Güzelliğin doruğu Siyon’dan Parıldıyor Tanrı.

Mez.50: 3 Tanrımız geliyor, sessiz kalmayacak, Önünde yanan ateş her şeyi kül ediyor, Çevresinde şiddetli bir fırtına esiyor.

Mez.50: 4 Halkını yargılamak için Yere göğe sesleniyor:

Mez.50: 5 “Toplayın önüme sadık kullarımı, Kurban keserek benimle antlaşma yapanları.”

Mez.50: 6 Gökler O’nun doğruluğunu duyuruyor, Çünkü yargıç Tanrı’nın kendisidir. *

Mez.50: 7 “Ey halkım, dinle de konuşayım, Ey İsrail, sana karşı tanıklık edeyim: Ben Tanrı’yım, senin Tanrın’ım!

Mez.50: 8 Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların* sürekli önümde.

Mez.50: 9 Ne evinden bir boğa, Ne de ağıllarından bir teke alacağım.

Mez.50: 10 Çünkü bütün orman yaratıkları, Dağlardaki bütün hayvanlar benimdir.

Mez.50: 11 Dağlardaki bütün kuşları korurum, Kırlardaki bütün yabanıl hayvanlar benimdir.

Mez.50: 12 Acıksam sana söylemezdim, Çünkü bütün dünya ve içindekiler benimdir.

Mez.50: 13 Ben boğa eti yer miyim? Ya da keçi kanı içer miyim?

Mez.50: 14 Tanrı’ya şükran kurbanı sun, Yüceler Yücesi’ne adadığın adakları yerine getir.

Mez.50: 15 Sıkıntılı gününde seslen bana, Seni kurtarırım, sen de beni yüceltirsin.

Mez.50: 16 Ama Tanrı kötüye şöyle diyor: “Kurallarımı ezbere okumaya Ya da antlaşmamı ağzına almaya ne hakkın var?

Mez.50: 17 Çünkü yola getirilmekten nefret ediyor, Sözlerimi arkana atıyorsun.

Mez.50: 18 Hırsız görünce onunla dost oluyor, Zina edenlere ortak oluyorsun.

Mez.50: 19 Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.

Mez.50: 20 Oturup kardeşine karşı konuşur, Annenin oğluna kara çalarsın.

Mez.50: 21 Sen bunları yaptın, ben sustum, Beni kendin gibi sandın. Seni azarlıyorum, Suçlarını gözünün önüne seriyorum.

Mez.50: 22 “Dikkate alın bunu, ey Tanrı’yı unutan sizler! Yoksa parçalarım sizi, kurtaran olmaz.

Mez.50: 23 Kim şükran kurbanı sunarsa beni yüceltir; Yolunu düzeltene kurtarışımı göstereceğim.”




Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s